İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - mesut hoca

Sayfa: [1] 2 3
1
Türkmen dağı-3-
Selam olsun tüm  motosiklet sevdalılarına,
Üzüntülü olduğumuz şu günlerde ALTIN ELBİSELİ ADAMI  rahmetle anıyorum,kendisi ile hiç karşılaşmasamda  motosiklet kullanmaya başladığım günden beri kendisinin hazırlamış olduğu videolardan inanın çok tecrübe kazandım, çok şey öğrendim,  mekanı cennet olsun, o büyük ustayı saygıyla anıyorum,

İzinli olduğum şu günlerde kısa da olsa geziler yapıyorum, aslında bu geziyi daha önce planlamıştım ama bir cenaze dolayısı ile bu güne nasip oldu,,daha önce gördüğüm yerlerin dışında , daha önce  hiç  gömediğim yerlerede gittim bu gün, ve ormanın içinde yolumu da kaybettim, türkmen dağında bulunan idris yaylası köyüne kadar gittim,sonrada yolumu yabettim,gitmek istediğim rotanın tam tersine gitmişim, ama olsun oralarıda hiç görmemiştim ,işte fotolarım,



Eskişehirden ayrılıyorum ,kızıl inler köyü istikametine sapıyorum


Sonra yolumun üzerinde bulunan demiryolu köprüsü  ve porsuk çayı manzarasını da izlemeden geçemiyorum,ah birde tren geçse ne güzel olurdu,




Dedimya birde tren geçse ne iyi oludu diye, iyi tren lafının üstüne gelirmiş,




Anlaşılan eskişehirde harman zamanı gelmişte geçiyor bile,nasılda güzel görünüyor,bereketi bol olsun inşallah,




 Hava oldukça sıcak, henüz sabahın 10 nunda böyleyse ileriki zamanları düşünemiyorum,





İşte geldim ,meşhur incik suyu çeşmesine ,inanın bunun üzerine içme suyu tanımam,




Vay arkadaş bende her gördüğüm  çeşmeden su içmişim,hava sıcakya ondandır ,ondan !




Bakın ne buldum yeni uçmayı öğrenmeye çalışan minik kuş,ne kadarda ürkektiki anlatamam inanın kaçamıyordu bile,belkide yuvadan düşmüştür, ama yolun ortasında ya bir araba ezerse,neyse onu yol kenarındaki otların arasına bıraktım,




Burası kütahyanın söğüt köyü  sulama barajı ,ileride balıkçılarda vardı,ben sadece güzelliği seyrediyorum tabiki,




Bunların böyle masum durduğuna bakmayın,az önce bana saldırıyorlardı,   tıs,tıs, üzerime geliyorlardı










Burası benim favori mekanım,  gel keyfim gel, akoluk köyü  benim  köyüm,çocukluğum geçti buralarda, hani derlerya  (sılayı rahim) ,köyde kimsemiz kalmadı ama, yine de insan görmek istiyor buraları ,bende atlıyorum  motora canım ne zaman görmek isterse geliyorum buralara bulunduğum yere 110 km ,olsun ben yinede geleceğim buralara,








Bu arkadaş İSMET,  köyün sığır çobanlığını yapıyormuş, sabah gözünün altından arı sokmuş ,şehir yerinde olsa koşa koşa doktora giderdik, bak köylü çocuğuna  hiç sıkıntı çıkarıyormu, geçer diyor, birşeycik  olmaz diyor,öyle çocuk dediğime bakmayın adam liseyi bitirmiş,maşallah , birde meşgalesi var önünde,


İSMET’in meşgalesi bu çam kabuğundan sigara kül tabağı yapıyormuş,bu kadar emeği sigara içinmi yaptın diyorum,oda evet diyor , yahu adına başka bir şey diyelim diyorum,  ne olsun sen söyle diyor ,bende çerez tabağı olsun  olmaz mı  diyorum ,doğru söyledin be abi  tamam çerez tabağı olsun adı diyor (inanın aramızdaki diyalog böyleydi)





 Ova köylerde  büyük baş hayvanlara pancar küsbesi ve yem yediriyorlar, ama dağ köylerinde ormanda çıkan her çeşit bitkiyi yiyip çok lezzetli etleri oluyor bu hayvanların,( sanırsın karadeniz)




Çok büyük çam ağaçları var burada , inanın 1,5-2 metre çapları  var,


Türkmen dağında bulunan  yangın gözetleme kulelerinden biri (BOZKUŞ YANGIN GÖZETLEME KULESİ)


MAŞALLAH, şu çeşmenin güzelliğine bakarmısınız, bu çeşmeye emeği geçenlerden ALLAH razı olsun, kurt kuş sebepleniyor








Bu son resimdi, her şey gönlünüzce olsun, ALLAH cümlemizi kazadan beladan korusun, tekerinize taş değmesin,bir dahaki gezide görüşmek dileğiyle,selamlar…



2

SELAM tüm dostlara,  bir türlü fırsatını bulamadığım ama sabırla beklediğim  ve sonunda 2017 yılındaki  ilk gezimi gerçekleştirebildim,  daha önceden planlanmış olan bu geziye  sakarya hendekten YUSUF HOCAM  ve  yine sakarya  akyazıdan HAMZA ARKADAŞIM ve yeğeni ABDÜLKADİR  ,bende eskişehirden katılacaktım, daha sonra  HAMZA ARKADAŞIMIZIN biraderi  HALİT  ve  gurubun neşe kaynağı olan  VEYSEL abimiz de bu geziye katıldılar,  iyikide katıldılar, tüm arkadaşlara selam ederim, gelelim gezimizin konusuna  20.05.2017  cumartesi günü  ben eskişehirden diğer arkadaşlarda sakaryadan gelip,  ankara/  nallıhanda buluşacaktık, oradanda uyuz suyu( Karacasu) ılıca şelalesinde  kamp yapacaktık ,ve planladığımız gibi  nallıhanda  öğle üzeri buluştuk,işte gezi rotası ve fotoları


İşte 448 km relik gezi rotamız


Tüm hazırlıklarımı akşamdan yaptığım için,       sabah 07:35 te yola çıkıyorum






Yolda etrafımı saran koyun sürüsünün arasında kaldım ,  kuzularda yeni doğmuş ayrı bir güzellik katıyorlardı sürüye,









Yolumun üzerinde olan korucu köyüne uğrayıp rahmetli eniştemin mezarını ziyaret ediyorum,mekanı cennet olsun,




Eskişehirin ilçesi  mihalıcçık’a  geliyorum,burada Pazar kurulmuş  eşek semeri bile satıyorlardı,



 







Kartal geçidine geliyorum, buradanda insana benzer  hayvanlar geçmiş, baksanıza tabelayı delik deşik etmişler







Daha önce burada yoktu , yeni yapmışlar  ,acil orman yangını söndürme göleti











Hey maşallah be, gideceğim yola bak kıvrım kıvrım



















Yolumun üzerindeki eskişehirin doğal güzelliklerinden  GÜRLEYİK ŞELALESİNİ  görmek için duruyorum












Buraya daha öncede gelmiştim ,insanları yüzebildiği ,piknik yapabildiği, kamp yapabildiği ve hiç  bir ücretin alınmadığı  doğal bir güzellik burası,eskişehire biraz uzak 130 km civarında, ama Ankara / Nallıhana 50 km olan bir yer burası ,yol  üzerinde görülecek çok doğal güzellik var buralarda ,bana göre mutlaka görülmesi gereken bir yer burası,












Yağmur sularından dolayı biraz bulanık akıyor, balık bile tutulduğunu biliyorum burada



















Yola devam Nallıhana doğru ilerliyorum yavaş yavaş , yavaş diyorum çünkü buralarda hız yapmak ne mümkün, acayip virajlar var burada ,birini bitiriyorsun diğeri başlıyor, ama çok eğlenceli oluyor tabi ,motoru bir  bi tarafa yatırıyorsun  ,bir öbür tarafa yatırıyorsun ,güzelliğide tamda burada,











İşte sarıyar barajında elektirik üretilen sakarya nehrinin  , elektirik üretildiği yer burası ,buradan sonra  gökçekaya HES  barajına gidiyor,







Nekadar ilginç değilmi ? sakarya nehrinin kıyısında görüntüledim bu dervişleri,muhtemelen emremsultan  (tapduk emre)yunus Emre’nin hocası’nın    türbesine gidecekler galiba






Nallıhana geliyorum ve benden 10 dk. Sonrada  diğer arkadaşlarda geliyorlar,alış veriş yapıyor ve kamp alanımıza geçiyoruz buradan,



Kamp alanına geldik( uyuz suyu ılıca şelalesi) Karacasu şelalesi mesire alanı, çadırları nereye  kuralımın istişaresini yapıyoruz burada



Burada YUSUF  hocamın kadraja girme çabası


Anlaşılan herkes yorulmuş, ekip yatışa geçti


Kamp yerimizde görüntüler,  YUSUF HOCAM  bir ara ,arkamdaki yüksek   dağa, kayalıklara gözünü dikti oraya nasıl çıkılırın hesabını yapıyordu

















Şelaleye gidiyoruz ,gerçi kısa bir süre akan bu şelale, bakalım akıyormu?






Şansımıza   azda olsa akıyor şelale






Şelalenin seyir terasından çekiyoruz bu fotoyu ,


En gencimiz VEYSEL ABİ’miz ,şelalenin düştüğü yere iniyor maşallah,



YUSUF HOCA  sanat yapıyor , ben de YUSUF HOCA’nın fotosunu çekiyorum, etrafı keşif için geziyoruz hep birlikte,



 Dedikya  YUSUF HOCA sanat yapıyor diye, hala sanat yapmaya devam ediyor,  döktürüyor YUSUF HOCAM, hey maşallah be……,






Nihayet kamp ateşi yakıldı, kara çaydanlık da yerini aldı, anlaşılan gece iyi geçecek, muhabbet bol olacak,



HAMZA kardeşim  kamp ateşine yakıt ikmalinde bulunuyor, hem de motorla,






Aha buda ne ?  arkadaş adam öğretmen ya , herkes onu dinliyor, kamp ateşine odun taşınacak dedi , koca ormanı sırtlanıp getirdiler , vay arkadaş vay,  (  tabi bu foto şaka tabi ) üzerine yatıp uzandığımız eğrili, büğrülü çam ağacı bu !



VEYSEL ABİMİZİN  ,kamp yapıyoruz ve çay yapıyoruz deyince  sevinçten havalara uçtuğu an, bu an ,


Anlaşılan YUSUF HOCAM sanat yaparken yorulmuş  dinleniyor,





VEYSEL ABİ’den sonra , HAMZA’ da uçmaya karar vermiş ,bendemi uçsam ne,




Bunlarda motorlarımız ,bu motor çok şekil ,o  bir  efsane , HALİT’ in motoru,


 Genç arkadaşımız ABDÜLKADİRİN  motoru,



VEYSEL  ABİMİZİN   transalp’i


YUSUF HOCAMIN  kle 500’ü  ve benim  SUZUKİ İNAZUMAM,



Bende diyorum motorun biri nerede  , HAMZA kardeşimin xt 600 motoru  yok ,meğer  halatla  gece için odun çekmeye gitmiş,



Akşam yemeği için ateş biraz körükleniyor, (  bu konudaki uzman kişi HALİT kardeşimizdi)











Sabah oldu ,bana göre gece çok soğuk geçmedi, biraz üşüyen arkadaşlar oldu tabi , şu anda herkes uyuyor ve ben  sabahın serinliğinde ateşi yakmak için uğraş veriyorum

















Kahvaltı zamanı ,sonra da bey pazarına gezmeye gideceğiz,





Burada   toparlanıyoruz  ve yola çıkıyoruz























Altı km lik  kıvrımlı  toprak yolu olan inişimiz başlıyor



















YUSUF HOCA’mın motorundaki  küçük problem gideriliyor ,kaldığımız yerden  yola devam ediyoruz,






Karacasu köyü evleri













Burada   VEYSEL ABİ,  yanlış pompaya yanaşıyor ,ne iş VEYSEL ABİ motorun yakıtını mı  değiştirdin orası dizel yakıt pompası diyorlar,









Nallıhan dayız,  istikamet Beypazarı,





BEYPAZARINA geldik   ,önce bir çay molası  , ve motorların güvenliğini alıyoruz,





Ve Beypazarını gezmeye başlıyoruz,




[/ url]

Adam  kepçe operatörü olunca hemen atılıyor paletlinin tepesine,

[url=https://postimg.org/image/6idc29ll9/]


Göz kamaştıran Beypazarı evleri ve mimarisi






Anlaşılan YUSUF HOCA’ma uyku çöktü






 Ve BEYPAZARINI GEZDİK,


Beypazarının   meşhur pilavlı gövecinide yedik, buradan sonra sakarya gurubu sakarya’ya, ben ise eskişehire dönmek için vedalaştık ve ayrıldık,  hava ufaktan yağmur atıştırmaya başladı,






Burası sarıyar barajının bey pazarı tarafı,  buradan kıbaşı yolu istikametinden ,eskişehire doğru yola çıkıyorum ,daha önce hiç görmediğim yerlerden gideceğim eskişehire,










Yol üzeri fotolar,








Burası sakarya nehrinin sarıyar barajıyla buluştuğu nokta,





Geride bıraktığım yol güzergahı,












Ne güzel değil mi? 





Eskişehirin ilçeleri mihalıcçık ile alpu  arası yağmura  yakalandım  alpuda  kahvede  çay molası birazda üşüdüm tabi ,rüzgar desen ona keza  beni baya bi dövdü ,bu son fotoğraftı ,gezi bitti, 448 km lik bu geziyi kazasız belasız bitirmiş oldum , bu geziye katılan başta YUSUF HOCAMA,HAMZA KARDEŞİME,ABDÜLKADİR KARDEŞİME, HALİT KARDEŞİME,VE  VEYSEL ABİMİZE SON SUZ TEŞEKKÜRLER EDİYORUM, BU GEZİ BENİM  İÇİN BU YILIN İLK KAMPLI GEZİSİYDİ,ARKASI ÇOK OLUR İNŞALLAH, SELAM OLSUN TÜM DOSTLARA……….


resim yükle

SELAM  OLSUN TÜM DOSTLARA

 ( uyuzsuyu ılıca şelalesi )  KARACASU ŞELALESİ   Mesire alanı  kamp yerinden

Bu resimlerde YUSUF HOCAMIN  kamerasından


Nallıhana gelirken çekilmiş bu resim






HALİT ve  VEYSEL ABİ ,maşallah  yakışıklı adamlar vesselam,










Kamp alanına gidiş yolu  , emin adımlarla ilerliyoruz, benim motor dışında  hepside  ENDURO MOTOR,  toprak yol  enduro motorun  sevdiği yollar, çamurda değilya bizde aralarında gidiyoruz işte,






 Bu foto çok güzel ,ellerine sağlık  YUSUF HOCAM,




Adamdaki keyfe bak  ,burası benim der gibi bakıyor,








 Ekibin hepsi burada  ,güzel bir dostluk  karesi,








Şükürler olsun ALLAHIM’ın  iyi ki  geldik buraya ‘ nın resmi bu,



Büyük çam ağacının etrafında toplandık ,burada  gördüğümüz  en büyük çam ağacıydı bu ,








Kendi çektiğim fotolarda demiştim ya kamp  ateşi HALİT KARDEŞİMDEN   sorulur,




Veysel abi  bu işi biliyor kardeşim  tam keyif adamı,




 O Ne biçim bir bakış HAMZA,









 YUSUF HOCAM  sanat yapıyor diyorum da kimse inanmıyor, öyle deklan şöre basılıp çekilen fotoğraflar değil bunlar,uğraş istiyor ,emek istiyor ,helal olsun YUSUF HOCAMA,




Foto içinde bir başka foto ( hayalet resimler)




 Hiç yıldızlar böyle gördünüz mü?





Bu son resimdi  TEŞEKKÜRLER YUSUF HOCAM SAYILAR,SELAMLAR……


çoklu resim upload

3
SELAM OLSUN TÜM DOSTLARA !
Tarih  05.11.2016 yı gösteriyordu, daha önceden planlamış olduğumuz bu gezi , Yusuf hocama ve bana  unutulmaz bir macera  oldu, ben eskişehirden ,   Yusuf hocam   Adapazarı hendek ten  ve  Hamza kardeşim de Adapazarı akyazı dan katılacaktık , önceden planladığımız gibi eskişehirden sabah yola çıktım ve Yusuf hocamla Adapazarı  taraklıda buluşacaktık, hamza’da akyazı’dan  gecikmelide olsa gelecekti kamp yerine , kamp yapacağımız yer ise akyazı ile taraklı arasında bulunan (sultan pınar yaylası) idi, deniz seviyesinden 1200 metre olan  bu yaylada  kamp yapacaktık , ve işte rotamız




Tüm hazırlıklarımı dün geceden yaptığım için, sabah sadece yola çıkmak kaldı bana,




Önce motorumun yakıt ihtiyacını gideriyorum ve düşüyorum yollara , eskişehirden varacağım yer   taraklı 160 km idi,
 



Biraz üşüdüm ve  güneşe karşı ısınmak için yol kenarında biraz mola veriyorum,










Ve bilecik - gölpazarına geliyorum,burada yerler ıslak ,yağmur geçişi olmuş,inşallah kamp yerinde ıslanmayız diye dua etmeye başladım şimdiden,


















Gölpazarı ve taraklı arasında biryerlerdeyim,  bulutlarla aynı seviyede  motor sürmek çok keyifli oluyor,

 

Sokak sanatçısı  seside baya güzel,




Burada YUSUF HOCAMI beklemeye başlıyorum ve etrafı kolaçan ediyorum,






Taraklıda Yusuf hocamı beklerken  taraklı  kültür evini geziyorum ,burası  taraklı halkı tarafından 1907 yılında okul olarak yaptırılmış bir bina, sonradan kültür evine çevrilmiş,



















 Ve beklenen misafir Yusuf hocam da geldi, burada çay içip biraz sohbet ediyoruz ,tabi bu arada da yağmur dinermi diye de ümit ediyoruz,









Ve sultan pınar yaylasına doğru yola çıkıyoruz ,














Yaylaya doğru hafiften tırmanmaya başlıyoruz, ve etraf baktıkça içimiz açılıyor, sonbahar bize tüm güzelliğini sergiliyor






















YUSUF HOCAM VE KLE 500 ‘ü,  galiba  ben de bir enduro alacak gibiyim,







































Ve kapıorman dağlarının zirvesine çıktık, bulutların  üstünde geziyoruz,ama nedense beni ürküten bir şey var, orman yolu çamur !  ben bu lastiklerle nasıl motor sürerimin hesabını yapmaya başladım bir den, bakalım inazuma’nın ve benim çamurla imtihanımız  olacak gibi,
















 Tam da burada , yusuf hocamın motorunun ön tekeri çamur sararak  yolda kaldı, işte burası benim motorla yola çıkmaktan tek korktuğum durumun resmidir,









Ama burada olmak çok güzel, yağmur  ara sıra yağsa da ortam  harika,












Bakın burada ne var?  Buraya gelmeden 1 hafta önce taraklı yaylalarına kar yağdığını  ve yayla yollarının  kapandığını duymuştum, ve bunlarda geriye kalan kar birikintileri



Maşallah, Yusuf hocam mutlu görünüyor ,en kötü günümüz hep böyle olsun demeden edemiyorum kendi kendime ,








Bakmayın böyle güldüğüme, birazdan başımıza neler geleceğinden habersizce gülüyor ve eğlenerek  yola devam  ediyoruz,  bu arada   Yusuf hocam iyi yakalamış bu fotoyu ,


İşte zurnanın zırt dediği yere geldik, benim motorunda ön çamurluk ve ön teker arasına çamur sıkıştı ve  yolda kaldık,bu durum benim korkulu rüyamdı,  işte  tam da burada dedim’ki her halde kampı  burada atacağız  çünkü akşam olmaya başlamıştı  saat : 17:00  geçmişti ,   Yusuf hocam ben den400 metre geride ön tekerindeki sıkışan çamuru temizlemekle meşgulken  , ben de  burada çamurla boğuşuyordum, tamam dedim kendi kendime akşamda oldu kaldık mı dağın başında  bir başımıza, işin ilginç tarafı etrafta bir sürü yayla evi var  ama bir tek canlı görünmüyordu,




 İş başa düşmüştü yapacak bir şey de  yoktu, çamurluğu söküp yola öyle devam etmeliydik , benim motorumda çamurluğu  sökmekte öyle  kolayda bir iş değildi, ne kadar zor gelsede o  ön çamurluk sökülecekti ,inanırmısınız ağlanacak halime gülüyordum,  motor botların çamurla dolu ve ayağımı yerden hareket ettirmekte zorlanmaya başlamıştım ,derken  ön çamurluğu söktüm ve  civataları kaybetmemem gerekiyordu , yola böyle devam edecektim ,başka çaremiz kalmamıştı





 Bu da  Yusuf hocamın   çamurluğu söktükten sonraki hali ,  ne güzel değil mi ? çamur içinde,  vay benim Yusuf hocam vayyy,








Gördüğünüz gibi hala dimdik ayaktayız , ve biz hala kamp yerine varamadık, işin ilginç yanı ne biliyormusunuz ?  taraklı ile sultan pınar yaylası mesafe 28 km , 21 km yi  orman yolundan 30-40 dakikada geldik, 7 km yolu tam 7 saatte geldik, ne macera ama ,







 
 Saat  19:38   ve nihayet buluşma noktasına geldik,  SULTANPINAR YAYLASI, ve  motorlarımızın hali,












Sonunda diğer arkadaşlarımızda geldiler , HAMZA  işyerinden izin alamadığı için motoruyla bize katılamamış ,ve diğer arkadaşlarıyla otomobille geldiler ve iyiki de geldiler, yoksa halimiz perişandı, ve ben  bu geziye çıkmadan önce yayla evinde kalacağımızı bilmiyordum, taraklıda Yusuf hocamdan öğrenmiştim eğer uygun olursa yayla evinde kalabileceğimizi söylemişti,




Sonra nemi oldu ?  İşte olan bu, açlıktan midemiz zil çalarken sağ olsun hamza kardeşim  yayla evinde bizlere kendi elleriyle hazırladığı ve odun sobası (kuzinede) pişirdiği bu ziyafeti hazırladı,














Ve  muhabbetlerine doyamadığımız diğer arkadaşlarımız DAVUT VE HALİT kardeşlerimizdi, sağ olsun halit  bizleri yayla evinde misafir etti, sonra ne oldu dersiniz ?  çaylar demlendi , çekirdekler çitlendi ,gecenin bir yarısına kadar  televizyonsuz, bilgisayarsız, gürültüsüz  bir ortamda,  tertemiz  bir havada sohbetler edildi








Sabah oldu kahvaltımızı yapıyoruz, gece ben çok iyi uyuyamadım ,yorgunluktan inanın uykum gelmedi , ama ne hikmetse  sabah dinç bir vaziyette idim,











Şimdide sizleri yayladan Yusuf hocamın çektiği güzel fotolardan birkaç örnekle baş başa bırakıyorum,









































Ve  dönüş hazırlıkları başladı ,motorlarımızı yükledik ve gezerekten yolumuza devam edeceğiz,








 Yayla evinin dış görüntüsü, teşekkürler HALİT kardeşimize bizlere yayla evini açtığı için,













Dönüş yoluna başladık fotoğraf çekerekten yol alacağız,
















Renklerin güzelliklerini doyasıya yaşıyoruz buralarda, ne manzaralar var anlatamam fotolarını çektiğimiz güzellikler  ve bir de durupta çekemediğimiz güzellikler var ya mükemmel bir ortam,


















Ve arkadaşlarla vedalaştık,  akyazı da HAMZA ,DAVUT VE HALİT’ le vedalaştık ,Adapazarında da  YUSUF HOCAM ‘la vedalaştık ve ben de eskişehire dönüyorum,



 Bu da son fotoğraftı, şimdi bu geziden neler öğrendim ,dostluğu öğrendim, çamurlu yollarda neler yapıla bileceğini ve hatta tekerlek çamur sararsa  sulu veya su birikintilerinden  gitmeyi öğrendim su birikintisi çamuru kaydırarak tekerin dönmesini sağlıyor, nasıl mücadele edilir insan zorda kalınca nasıl çözümler üretebildiğini öğrendim, sabırla gezimi sonuna kadar okuduysanız sizlere teşekkür ederim, bu gezi tam anlamıyla benim için MACERA dolu ve çok güzel dostlukların kurulduğu anlamlı bir gezi oldu, buradan  başta  YUSUF HOCAMA ,HAMZA KARDEŞİME, DAVUT KARDEŞİME VE HALİT KARDEŞİME TEŞEKKÜR EDİYORUM  VE SELAMLARIMI YOLLUYORUM,  ve tüm iki teker sevdalılarına selam olsun    ,       -  HAYAT GEZİNCE GÜZEL -

4
SELAM OLSUN !  tüm dostlara ,  tarih 31.10.2016 yı  gösteriyordu  , Eskişehir ile kütahya’yı bir birinden ayıran 1820 metre yüksekliğindeki
Türkmen dağına gittim bu gün,hava eskişehirde parçalı bulutlu idi yola çıktığımda,son baharın güzelliklerini yaşadığımız şu günlerde  sararmış ve renk değişimine uğrayan doğanın güzelliklerini yakından görmek adına çıktım bu yola, sizleri bu gezideki çekmiş olduğum  fotoğraflarla baş başa bırakıyorum ,


Hava birazcık soğuk   ve yağmur olasılığıda hayli yüksekti,ilk resmi eskişehirin ilk köyü girişinden alıyorum,




Renklere bakarmısınız


Bu  borular ne diye merak edenlere, TANAP (trans Anadolu doğalgaz boru hattı) Eskişehir den geçen bir bölümü sadece







Tükmen dağına yaklaşınca yağmur bastırıyor, yanımda yağmurluğum olmadığı için geri dönmek zorunda kalıyorum ve tekeri başka bir bölgeye doğru çeviriyorum,




ALİ İHSAN DEDE TÜRBESİ yıllardır yanından geçer giderim ama türbeyi hiç ziyaret etmemiştim, bir fatiha okumak adına ziyaret ettim,



Türbeden türkmen dağı istikametine doğru bir foto,  yağmur bulutlarından  görünmez oldu tükmendağı,







İkiz taş evler içlerine girip inceleme fırsatım hiç olmamıştı , bu evin aynısında yan tarafında bir tane daha var



İçerisi boş , galiba yağmurlu havada ıslanmama için gelenler olmuş ,birde koyun çobanları kullanmış,




Sonbahar gezisine çıktıkya renklere bakarmısınız, sarısıda var  , turuncusuda var








Burayı sizlere daha önceleri fotoğraflamıştım  , burası genelde  baraj suları altında kalıyordu ve minarenin bir bölümü  baraj suları üzerinden görünüyordu, sular çekilince  minarenin tamamı çıkıvermiş ortaya,




Minarenin içerisinden yukarıya çıkış var, merdivenleri sapa sağlam,ama ben cesaret edemedim çıkmaya,





Hava biraz açılınca başka bir yoldan türkmen dağına doğru  gitmeye karar veriyorum,




Benim her zaman geldiğim bir yer, bu içtiğim su incik suyu , Eskişehirliler bu suyu para verip te alıyorlar adı da KALABAK SUYU,ben Kütahyalıyım,   kütahyadaki adı  incik suyu ,eskişehirdeki adı kalabak suyu, bu suyu içen kişi inanın bir daha başka suyu içemez derler ,insanda bağımlılık yapar denemesi bedava,

İncik suyunun adını aldığı köy bu köy, incik köyü



Türkmen dağına tırmanış buradan başlıyor, karşıdaki köy  Başören köyü,

















Neden bu dağa gelmek istediğimi anladınız mı? Yolun sağındaki ve solundaki renkleri gördünüz mü ?
Etraf ne kadar da renkli değil mi ?



Biraz ormancılık oynayalım dedim kendi kendime,  mutlaka ihtiyaçtır ormandaki ağaçlar ama ,kese  kese bitiremediler anasına satayım, nasıl ağaçlar kalem gibi maşallah !





]
[url=https://postimg.org/image/ovpbc5mh9/]



 Bir saat önce yağmur vardı buralarda, şimdi havanın soğuğuna kar atıştırıyor yüksek kesimlerde, 1800 metre civarı buralar

Ormandaki bu kulübe  galiba ormancıların mekanı, buraya türkmendağı gölcük yaylası da deniyor, eskiden küçük bir de gölet varmış buralarda




Burada KENE UYARISI’DA  var, buraya yazın gelenler DİKKAT !

İçeride küçük bir de mescit de var,

Birileri burada  kuru sıkı sıkmış !






Koca ormanda tek başına yanan ateş  üşüdüm, biraz ısınıyorum etrafta kesim yapan testerelerin sesi var, ama ateşin başında kimse yok maalesef, ALLAH muhafaza bir kıvılcım tüm ormanın yok olmasına sebep olabilir



Bu çeşmeden sonra inişe geçiyorum ,önce güllü dere köyü ,sonra Lütfiye köyü



 Ne fotoğraf ama değil mi ?





Burası eskişehirin Kütahya sınırındaki son köyü göcenoluk  köyü, burası aynı zamanda benim               baba annemin de doğup büyüdüğü yer,çocukluğumda buraya gelmek için yol yoktu maalesef, buraya eşeklerle gelirdik, burası  kaynak suyu ve şelalesi olan bir yerdi bakalım gezip görelim geçmişten neleri görebileceğim

 Bu gördüğünüz yerden su çıkıyor yani kaynak suyu, dibinde kumlarla birlikte kaynıyor su



Yaşlanmışız ulen be, sakallar beyazlamış, eee yaş kırkı geçeli baya oldu tabi normalll !

Eskiden var olan şelaleye doğru gidiyorum

Buranın bu köydeki adı SU DÜŞEN , yani biz şelale diyoruz ama köylüler buraya su düşen diyorlar, çocukluğum da babamla ve ninem le gelirdik buralara o zamanlarda  çok su akardı buradan ,şimdilerde su baya bir azalmış gerçi normal diyeceğim son bahardayız dağlara karlar yağdımı yine çoğalır burada sular ,hayırlısı tabi,





Kaynak su ile şelalenin birleşip akan suyu bu dere,

Burada eskiden ninemin kardeşleri ikamet ederdi , şimdi kimseler kalmadı hepsi rahmetli oldu,

Balık yakalardık biz bu dereden ,suya bakıyorum da hala küçük balıkları görebiliyorum, bu iyi bir şey tabiki, bütün samimiyetimle söylüyorum buraya benimle gelen olsa burada çok  güzel kamp yapılır, harika bir yer burası,




Beni karşılayan canavara bak , oyun istiyor kerata







Eee birazda oynayalım bu küçük yaramazla ,



Bu son resimdi ,akşam olmaya başladı ,önümde eskişehire gidecek 100-110 km yolum  var daha , ve hiç durmadan  eskişehir’e kadar motoru sürüyorum akşamın ayazı da çıktı bu arada ,sezon bitiyor  artık,  bu geziler son geziler galiba ,selam olsun tüm dostlara, HAYAT GEZİNCE GÜZEL, Kalın sağlıcakla…..

resim

5
Selam olsun ! tüm dostlara, bu seneki yıllık iznimi ailemle  karadenizde  arabamla gezerek başladım , karadeniz tatilinden dönüşte ise, motorumla kamplı bir gezi planlamıştım ,ama bu gezi daha önce görmediğim bir yer olmalıydı,
Kurban bayramının da yaklaşmasıyla zamanda daralmıştı,03.09.2016  cumartesi günü sabah başlayıp 3 gündüz 2 de gece olmak üzere kısada olsa bir kamplı gezi planı yaptım,
İstikamet ABANT GÖLÜ , ve yola çıktık, planladığımız rota da bazı yollarda yol çalışması sebebiyle, bazı yolları tamamen kapatmışlardı ,ister istemez  rotamızı değiştirmek zorunda kaldık, çoğul konuşuyorum çünkü artçım ile beraber çıkmıştık bu yola, işte rotamız ve gezi fotoları


Rotamızın harita üzerindeki fotosu


Aslında daha erken yola çıkacaktık ama sabah hava biraz soğuktu




Sündiken dağlarına (hekimdağ geçidi ) geldiğimizde artçım İSMAİL ( kendisi kayın biraderimin oğlu olur) üşümüş ve içlik giymeye karar vermişti,







Nasıl olsa bu sefer tiripot  kullanmaya pek ihtiyaç yok, hazırda fotoğrafçım var nede olsa,



Zirveden bir bakış sabahın ilk saatlerinde,








Motorumun çantalarıyla yüklü vaziyeti de baya güzelmiş






Burada ihtiyaç  molası veriyoruz,




Abanta giden yollar kapalı olunca,  birde  bolunun seben ilçesi üzerinden gitmeye karar veriyoruz


İlçeye vardığımızda yolun zivt’li olduğunu ve yol çalışması olduğunu öğreniyoruz , maalesef  nallıhan yol ayrımından  seben ilçesine kadar geldiğimiz yolu gerigeliyoruz


 Nallıhan yol ayrımına geldiğimizde biraz mola veriyoruz ( yolların kapalı olması biraz moralimizi bozuyor) ama yola devam ediyoruz





 Vayyy  arkadaş burada da yol çalışması var ( ankara Nallıhan  ile göynük arası yolu)



Toza bak tozaaaa !  yanımızda bir araç geçse tozu dumana katıyor ( tozu dumana katmak deyimi bu olsa gerek)


Nihayet göynük’e  gelebildik



Başlıyoruz  daha önce hiç görmediğim göynük’ü gezmeye , AKŞEMSETTİN HZ. lerinin türbesi  ve göynük  evleri











ABANT GÖLÜ yolundayız,ama buraya çok DİKKAT ARKADAŞLAR ,yola mıcır asfalt çalışması yapmışlar çok tehlikeli ve motor yolda geziyor adeta,




Gölün ilk görüntüsü,





Ortamı görünce moralimiz düzeliyor, ortam harika




Biraz araştırma yapıyoruz,  önce kamp alanına gidiyoruz  oradaki kampçılardan biraz bilgi ediniyoruz,  elektirik ve su yokmuş ,bir  vatandaşın telkini ile çadırımızı kamp alanının dışına  piknikçilerin biraz uzağına tuvalet ve çeşmeye yakın bir yere kuruyoruz,hiç kimse bir şey demiyor ,daha sonra etrafa baktıkça isteyen istediği yere çadır kuruyordu,



Kamp ateşini yakıyor ve keyifli saatlerin başladığını görmek güzel oluyor,









Karnimiz acıktı ve yemek zamanı,
 







Galiba gece  uzun olacak, hava soğumaya başladı, ateşi  seyretmek bir başka güzeldi,




Çadırın kapısından ABANT GÖLÜ manzarasıyla uyanmak  harika bir duygu idi,




Güneş doğdu ve kahvaltı hazırlığına başlıyorum,  önce ateşi yakıyorum



Çayda hazır


İşte kahvaltıda hazır (afiyet olsun bize)




Gölün çevresini gezmeye başlıyoruz, muhteşem bir manzara, gölü bu kadar temiz bulacağım aklıma gelmezdi, pırıl pırıl bir gölet,


Nilüfer yaprakları ayrı bir güzellik katıyor buraya,









Tozlu yollar ne hale getirmiş motorumu, neyse hepsi 2 tl ye bakıyor, bir benzinlikte yıkar geçerim,







Abant gölü nün en meşhur fotoğrafının çeildiği yerde,  bizde bir hatıra fotoğrafı çekiyoruz












ABANT GÖLÜN’den son fotoğraftı, buradan ayrılıyoruz bu sefer istikametimizi SÜNNET GÖLÜ ne çeviriyoruz,







Abant gölü  faytoncularına soruyoruz  sünnet gölüne gidilecek başka yol var mı diye, (malum geldiğimiz yolda yeni mıcır asfalt çalışması vardı) bize tarif edilen yoldan , yani taşkesti beldesine doğru sürüyoruz motoru,













 Güzel bir yol ve manzarayla karşılaşıyoruz ,şu sıralar abant gölüne gideceklere duyrulur bu yoldan gidin abant gölüne,








Muhteşem bir manzara eşliğinde ilerliyoruz , hız kesinlikle yok







Akan çeşmenin güzelliğine bakarmısınız,  muhteşem bir güzellik,  yaptıranda  ALLAH RAZI OLSUN !






 Burada her şey var, muşmula da var, fındıkta var, insanın bunları doğadan toplaması gerçekten güzeldi






Manzaranın tadına vara vara yola devam ediyoruz









SÜNNET GÖLÜNE geliyoruz


Kamp yerimizi görevliden öğreniyoruz, ve kamp ateşi için civardan  kurumuş  odun topluyoruz




Burası abant gölü gibi değil, tamam burasıda doğal bir göl ama sanki bir baraj göletini andırıyor



Sözüm ona doğaya hizmet etmişler ama kuşlara yuva yapacağız derken kos koca çam ağaçlarına çakmışlar çivileri




Ortam bu arkadaşlar




Başka motorcu arkadaşlarda gelmiş buralara




Karnımız zil çalmaya başlayınca,  çadırı kurmadan  yemeğe başlıyoruz



Sağ olsun güvenlik görevlisi de bize bir mangal verdi, yer ateşi yakma zorunda kalmadık



İşte akşam yemeğimiz





Çadırı kurunca akşam çayına başlıyoruz,  eee  başka işimiz yok, yeme içme işleri işte




Odun ateşinde ÇAYYYY , hakikaten çok güzel vakit geçiriyoruz,






Gün batımında sünnet gölü



 Ve başlıyorum çevreyi gezmeye, ormanın derinliklerine doğru ,  burada farklı olan  şey hissedilir derecede  çam kokusu var,





Böğürtlenlere denk geliyorum,  tamda olmuş vaziyetdeler




Ormanda tavşana denk geleceğim hiç aklıma gelmezdi (şaka  şaka  oradaki otelin beslediği bir tavşandı)



Kamplı gezimiz sona erdi , gezerek dönüş başladı,   sırasıyla  göynük , taraklı, Gölpazarı, vezirhan, bilecik ve Eskişehir olacak,


Mudurnu,  göynük arası burada da yol çalışması vardı,


Taraklıya geliyoruz ve ilçeyi geziyoruz












Orman yolundan gölpazarı’na  doğru yol alıyoruz










 Vay be ,  lastiğin her yerini kullanmışım 




Göl pazarına geliyoruz, çay molası veriyoruz, ilçenin sakinlerinden HÜSEYİN amca hoşgeldiniz yolculuk nereye diye soruyor ve başlıyor muhabbete,

-   Yaş kaç hüseyin amca diyorum 40 diyor,ve hemen anlıyorum hüseyin amca 80 yaşında  ,yalnızlıktan yakınıyor, hanımı rahmetli olmuş yıllar önce, tekrar evlenememişte anlaşılan
Çayımızı içiyoruz ve bize müsaade HÜSEYİN amca diyoruz ısrarla bir çay daha için diyor bizlere,  yurdum insanı işte çok samimi bir dostluk işte, bize çay parası bile verdirtmiyor, selam olsun HÜSEYİN   dedeme,


 Anız yakacağız derken, ormanı yakmış  hergelenin birisi


 Vay be, yola bak yola







Dağ yolları,  tüneller ,derken Bileciğ’e gelmişiz




Eskişehire  geldik , baya iyi gezdik be

 Ve beni bu yolun sonunda  oğlum karşılıyor




Gezi bitti,550 km  yol yaptım ,kazasız belasız eve döndüm bu gezide artçım olan İSMAİL’e de teşekkür ederim,  kamp  yaptığımız  yerlerde   o kadar yol gitmeme  ve yorulmama rağmen kendimi çok dinç hissetim, eve geldiğimin ertesi sabahı ise uyanmakta biraz zorlandım, demek ki bol oksijen  iyi geliyor insana , tüm dostlara selam ederim, saygılar…


gif upload

6
İl dışına yapılmış olan geziler / GÜZEL BİR GÜNDÜ !
« : 07 Ağustos 2016 23:46:04 »
GÜZEL BİR GÜNDÜ
Selam olsun tüm dostlara, bu gün 07.08.2016 Pazar,  daha önce planladığımız bir geziydi bu, bizim buralarda denizi olan bir yer olmadığı için bizlerde akarsular, göletler, dereler, ormanların içlerini geziyoruz,  daha önce Muhammer kardeşimle planladığımız gibi buluşma noktasında buluşuyoruz  ve gezimize başlıyoruz





Alaşılan yaz bitiyor ,baksanıza leylekler göç ediyor,seneye yine bekleriz,


Ve beklenen yol arkadaşım MUHAMMER CBR 250 si ile geliyor




Vuruyoruz kendimizi köy yollarına, bakalım nereleri göreceğiz






Demir köprüden trenin geçişini görüntülüyoruz,  ve porsuk çayının kenarında biraz oyalanıyoruz










Siz hiç terk edilmiş bir hamam gördünüzmü ? işte burası terk edilmiş  bir hamam,tabanından çok sıcak olmasada sıcak su kaynıyor ve dışarıdaki büyük havuza akıyor


Kuş işi biliyor sıcak havuzun  penceresine yuva yapmış


Muhammer ile çevreyi geziyoruz,ben daha önce buraya kısa süreliğine gelmiştim




Sevimli bir misafir , başı boş olarak gezen bir karabaş,belliki oyun istiyor,


Hamam dan çıkan sıcak su işte bu havuzu dolduruyor,bakım olsa eminim iyi bir işletme olur,















Yerlerdeki atık kağıtlara bakıyoruz,  burası eskiden tarım işletmeleri genel müdürlüğüne aitmiş,her yer terk edilmiş,









28 derecelik sıcaklıkta olan kaynak suyu,burasıda kızılay kampının yeri,şu anda tadilat varmış öyle söylüyor yetkili






Bayılıyorum buranın manzarasına, porsuk barajının bir bölümünden  burası,






Kargın köyünde bulunan, sel  önleme göleti








Ne zaman böyle bir koyun – keçi sürüsünün yanından geçsem mutlaka bir hayvan köpeği tehlikesi beklerim, köpek var ama sıcaktan yatıyor













Fındık köyü  burası, muhammer motorunu suya sokacak sandım ama sokmadı,








Firkyalılardan kalma mağaralara geliyoruz, bizden başka buraları gezenlerde var,




Buralarda harman zamanı,biçerlerle biçmişler balyalarıda yapmışlar




Muhammer de, ben de  , sıcaktan piştik,burası çok serin





Adamlar zamanında ne oymuşlar buraları,şimdilerde  makinalarla buraları oyun deseler bana zor gelir herhalde,






Adamın tepesine kaya düşecek nerelerde geziyor !


Kuşlar her yere yuva yapmışlar,


İyi resim çekmişim değil mi ?




Burası da porsuk  barajının Kütahya tarafı








Sabahtan beri geziyoruz , ACIKTIK!




Köylüler harmanı bitirmiş,  balyalarda gidiyor,


Kuzfındık barajı


 Balıkçılarda var ama ,balık tutuyorlarmı onu bilemiyorum,












 Bu son resimdi, sıcakta soğuk bir şeyler içtikten sonra Eskişehir’e dönüyoruz, Ortalama 140 km yol yaptık, biz eğlendik, tüm arkadaşlara ESKİŞEHİRDEN  SELAM OLSUN !

7
Tüm iki teker dostlarına selam olsun !
Tarih  20.05.2016 Cuma’yı gösteriyordu,
Daha önceden planlanmış olan bu gezide Antalyadan , Eskişehire gelecek olan benimde üyesi olduğum TOROS MOTOSİKLET KULÜBÜ üyeleri ile bir gezi gerçekleştirdik,Antalyadan gelen bu dostlarımla sanal ortamda sürekli olarak yazışıyorduk, ama hiç yüz yüze görüşmemiştik,bu gezi  ile birlikte tanışma  fırsatınıda yakalamış olduk,bu gezide Eskişehir civarını gezmek istediklerini daha önceden biliyordum,ve kendimize ortak bir rota çizdik,gezinin  1.gününde Eskişehir civarına yakın olan ,önce Bileciğin  Söğüt ilçesinde bulunan  Ertuğrul gazinin mezarını ziyaret başladık,
Geziye katılan arkadaşlarımız ve motorları
Çetin abi : honda cbf150
Oktay abi: sym wolf sb 250
Mustafa  : honda cbf 150
Musa kardeşim :honda nc 750
Kemal kardeşim :honda cbf 150
Ve ben Mesut hoca : Suzuki inazuma 250 ile bu geziye iştirak ettik
işte  rotamız ve gezi fotoğraflarımız

 







Eskişehir DSİ misafirhanesinden çıkarken bir foto ,



Eskişehirden çıkarken,


50 km sonra Bilecik söğüt’e geliyoruz





Önce söğütün çarşısında bir çay molası veriyoruz,tabi çay oldumu muhabbette bol oluyor,





Çetin abi  yaş olarak en büyüğümüz ama hızına kimse yetişemiyor maşallah,






Daha önceleri söğüt’e  bir çok defa geldiğim için kısmi olarak rahberlik ediyorum,  önce Ertuğrul  gazi müzesini geziyoruz











Arkamda selfiy’e poz veren arkadaş MUSA en iyi motor onunkisi idi ,








Dedemiz Ertuğrul gazi ile fotoğraf çektiriyoruz  ve rahmetle anıyoruz, fatiha okuyup yolumuza devam ediyoruz









Osmanlının sembolü  oklar  ve  yay’ı simgeliyor



Bu gezide mustafa kardeşim olmasa aç kalacaktık herhalde ,şifalı  etli bulgur pilavının kokusunu alıyor, çetin abi plavı getiriyor, yanında birde helva, bize de zor olanı kalıyor , yemek düşüyor, tabi yiyelim içelim samimiyetimizi artıralım değil mi ?





Dursun fakıh türbesi , uzaktan bir görüntü









Burada da dua ediyoruz ,







Mustafa arkadaşım türbeye girdi çıktı hal bu ! adam derviş gibi oldu,











Dursun fakıh türbesinden sonra Bileciğe gidiyoruz,












 



Ve Bileciğe geldik ,buraya bende ilk defa geliyorum







Sultan ıı. Abdülhamid han’ın yaptırmış olduğu saat kulesi,eski zamanlarda tabi  herkesin kolunda saat yok ,o dönemde ihtiyaçmış gerçekten de









Arkadaş ne ballıyız bu gün,  yine pilava denk geliyoruz, şeyh EDEBALI’nın kabrini ziyarete geldik, karşılama müthiş ,etli pilav ve ayran,burada ki pilav daha lezzetliydi tabi,

Orhan gazi camiini geziyoruz














Uzakta birde şelale görüyoruz,ama motorla oraya gitmemiz imkansız,









Şeyh EDEBALI ve yanında yatan büyük alimlere de fatiha okuyoruz








Oktay abi ve Musa pilavı çok yemiş gibi görünüyor,selfiyi ben çektiğim için benim göbek görünmüyor,






Bilecik  Pazaryerine   gidiyoruz,






 









Boza’nın memleketine geliyoruz,ama boza yok ,kışın olur diyorlar,bizde sıcak havada dondurma yiyoruz,







İlçenin delikanlıları





Bozüyükte  Çetin abinin bir dostunun düğününe kısa sürelide olsa iştirak ediyoruz





Eskişehire doğru yol almaya başlıyoruz,hava bulutlanıyor,










Ve Eskişehire geliyoruz, son durak Eskişehir DSİ misafirhanesi,



Bir sonraki gün hava yağışlı olduğunu öğreniyoruz meteorolojiden,motorsuz şekilde ESKİŞEHİR’i gezmeyi kararlaştırıyoruz ,



Gezinin 2. Günü motorsuz devam ediyoruz,
İlk ziyaret noktası, ilk yerli otomobil DEVRİM’i ziyaretle başlıyor







Yaya kalmış motorculardan bir görüntü






Eskişehirin tarihi camilerini gezmeye başlıyoruz ALAATTİN CAMİİ







 



Bu gezimizde belediyenin organizasyonu olan , ağaç heykel oyma festivaline denk geliyoruz,ve birkaç örnek fotolar çekiyorum










 







Ve tarihle iç içe olan odunpazarı evleri arasında kayboluyoruz





Tarihi kurşunlu camii külliyesi’nide ziyaret ediyoruz
















Eskişehirde müze çok tabi ,hemen ANTALYA’dan gelen misafirleri gezdirmeye başlıyoruz, bu  gördükleriniz lüle taşından yapılmış pipo ,biblo gibi el sanatı ürünler
















Motorcular motorsuz bir şekilde ATLI HAN’a   lüle taşından yapılan hediyelik eşyalara bakmaya gidiyorlar,




















Tarihi atlı han





Ve cam müzesindeyiz, buradaki eserler müthiş güzellikteler















Şu işçiliğe bakar mısınız,  camdan bir böcek













Sazova masallar diyarı parkı


 

İstanbul  Süleymaniye camii nin bir maketi







 

Şelale parkta, Eskişehire tepeden kuş bakışı foto,





Hepimizde acıktık sabahın 08:30 dan beridir geziyoruz, saat 16:00 olmuş,



Bunlarda karikatür müzesinde iki foto





Gün bitti, gezide bitti  , ESKİŞEHİRE - ANTALYADAN gelmiş olan dostlara burada selam ederim,bu gezide yeni dostluklar edindim, çekmiş olduğumuz fotoğraflarla bu geziyi kalıcı hale getirdik, güzel bir gezi oldu,bu gün cumartesi,onlar yarın sabah Antalya’ya 430 km yol gidecekler,kendilerine hayırlı yolculuklar diliyorum, ve bu gezide beraber teker çevirmekten çok mutlu oldum, bu geziyi başından sonuna dek okuyan ,izleyen tüm arkadaşlara selamlar,saygılar…HAYAT GEZİNCE GÜZEL…
hızlı resim yükle

8
Tüm iki teker sevdalılarına selam,
Bu gün 1 mayıs 2016, işçi bayramı, yani benim gibi  işçi adam bayramı nasıl kutlar, tabiki sevdiği işi yaparak motorla gezerek,  Afyonkarahisarda ikamet eden ablamı ziyaretle başladı bu gezim,Ve daha sönrada Kütahya ya oradanda  Eskişehire yani evime döndüm,toplamda 300 km lik bir yolculuk oldu,
Güzel bir gezi oldu benim açımdan, kazasız  ve cezasız bir yolculuktu bu,işte rotam ve diğer resimler,

 

Motorumun yakıtını alıyorum ve  yolculuk başlıyor



Seyit battal gazi türbesi,Eskişehir  Afyonkarahisar yolu üzerinde bir foto alıyorum sonra yola devam ediyorum,
 
Önümdeki iki araçla yollarda çizgi çalışması yapıyorlar

 
Kunduzlar sulama göleti buraya daha önce hiç gelmemiştim, buranın kaynak suyu benim  baba annemin köyünde  çıkıyor, ve burada sulama amaçlı olarak kullanılıyor,



Bakın burada kırlangıçlar yuva yapmışlar (ömürlerinin kısa olduğu söylenir ama ne kadar bilmiyorum)















Ne manzara değil mi? Bu resim   mükemmel göründü bana,


MAŞALLAH, Demekten başka bir şey demek gelmiyor içimden


Çat ören barajı , bu gölette sulama amaçlı bir gölet,hemen yolun kenarında bulunuyor,









 80 km oldu yola çıkalı burada biraz dolaşıyorum ve dinleniyorum,acelemiz yok nasılsa gezmeye çıktık nasıl olsa,












Bu amcanın ismi BAHATTİN, Baktım semaverde çay var ,hemen çayın başına çöküverdim,  közde  çay
 Ve başlıyoruz sohbete BAHATTİN amca ile



 [/url

                                                                     
BAHATTİN  amca az önce içerisinden geçtiğim ve  aynı zamanda benim anneannemin de köyü olan gökbahçe köyünden olduğunu  öğreniyorum, ama kendisi biraz şikayetçi, burada  eşi ,oğlu ve Bahattin  bey küçük bir işletme kurmuşlar  ama orman işletmeleri bölge müdürü burada bu işi yapamazsın izin alman gerekli demişler,izin almak için başvuruda bulunmuşlar,ama bir sonuç alamamışlar,oda  orman bakanlığına bir mektupla bildirmiş bu durumu,inşallah  işimiz olur diyorlar,kendisi anlatıyor geçenlerde burada piknikçiler  mangal ateşini söndürmeden gitmişler neredeyse ormanı yakacaklardı ben söndürdüm ateşi diyor, Eskişehir  afyonkarahisar  il  sınırında bulunuyor burası,yolun hemen kenarında bir yer burası,çadır kampı için çok uygun bir yer burası tuvaletleri de var  ,tam bir doğa kamp yeri olmuş, burada çardaklar ve  kamp için  ortamı da hazır edeceğim diyor, ben de dedim ki motorcu arkadaşlara yazarım burasını tavsiye derim, peki işletme adını ne diyeceğim dedim oda bana DELİ BAHATTİNİN YERİ dersin dedi,duyrulur…
[url=http://postimage.org/]

Çoban kız ve keçileri ,küçücük tek başına dağlarda  300 keçisi varmış burada,kızım korkmuyormusun buralarda diyorum köpeklerim var diyor,bişeycik olmaz cevabını alıyorum,
 


Bizim  buralarda bir deyim  vardır ( MALIN  UYUZU ÇEŞMENİN KURNASINDAN İÇER SUYU) işte tam bir örneği

Eskişehir- Afyonkarahisar arasıda   duble yol uluyor çalışmalar hızla devam ediyor,

Ve Afyonkarahisar dayım  ,kayaların zirvesine yapılmış bu kale,  ihtişamı ile göz kamaştırıyor doğrusu


Tarihi imaret  erkekler  hamamı






Şehirden bazı resimler Afyonkarahisar ın güzellikleri









Mevlevi türbe camii



















Mevlevi türbe camii  müzesi burası, afyonkarahisarda görülecek yerlerden burası



















Konaklar , yalılar , tarih , hepsi iç içe burada, mutlaka görülesi gereken  yerler burası



Afyonkarahisar  ULU CAMİİ 1273 yılında yapılmış ( kırk direkli camii de  diyorlar buraya)


Hiç çivi kullanılmamış bu ahşap caminin yapımında,işçilik on  numara











Kütahya yolundan bir foto,





Kaza yapmış bir kamyonu tarlanın içerisinden  çıkarıyorlar



 


Güzel bir yermiş ,manzara süper

  Yolda motorcu arkadaşlarla karşılaşıyorum adamların motoru benim  motorumda büyük ,yetişemiyorum bile,

Kütahya ya geliyorum

Eski hükümet konağı ,şimdilerde adliye olarak kullanılıyor



Meşhur çinili çeşme , tarihi bir çeşme burası, bunun  gibi  çok  çeşme var burada,




Kütahya  ulu camii


Burası eskilerin dilinde  otel  olarak kullanılan  KABA’NIN HANI imiş, şimdilerde ikinci el her türlü eşyanın satıldığı yer olmuş









Bu amca beni de çek diye ısrarcı oldu, ben bir foto çektim ,adam karizma ikinci el telefon satıyor


Eski Kütahya sokakları
















Paşam sultan türbesi



İşte paşam sultan’nın hikayesi








Kütahyanın  meşhur  çinili  vazo’su (simgesi)











Posuk barajı kıyısında biraz mola




Zamanında  köy varmış burada ama  baraj sular altında kalmış caminin minaresi de ilginç görüntü oluşturmuş,güzel yer ama burasıda Kütahya –eskişehir yolu sofça köyü burası











Ve  yaklaşık  300 km lik gezi bitti Eskişehire geldiğimde saat 19: 45 civarı idi, güzel bir gündü
İnşallah daha güzel geziler yapma dileğiyle Eskişehirden selamlar…

9
2016 yılı ilk gezim
16.04.2016 günlerden pazartesi bugün 2016 yılı ilk gezimi gerçekleştirdim,
Tüm  motorcu dostlara selam olsun ! uzun zamandır adını hep duyduğum ama bir türlü gidemediğim  METRİS TEPE  ŞEHİTLİĞİ   ne gittim oradan da  bilecik  söğüt’e Ertuğrul gazinin türbesine  ziyarete gittim, kısada olsa kışın biriken   kurtlarıda   dökmüş oldum,işte gezi fotoğraflarım,


Eskişehirden çıkıyorum,
 
Yaklaşık  35 km sonra metris tepe şehitliği yol ayrımına geldim,


Burası  bileciğin yeni çepni köyü çeşmenin güzelliğine bakarmısınız ,

Bu  rüzgar güllerini  hiç  bukadar  yakından  görmemiştim,benim  motor  yanında  küçücük kaldı,



Uzakta  görünen  karlıdağ  galiba  bursa  uludağ,muhteşem bir manzarası var,

Beni  birazdan kovalayacak olan  CANAVAR,epeyce  bir  arkamdan kovaladı,tabi  bir şeyde yapamadı,

Çobanlık yapan AHMET amca, 1947 doğumluymuş,istanbulda çalışıp emekli olmuş,sonrada gelip köyüne yerleşmiş,amcam konuştukça  konuşuyor  etrafta kimsede  olmayınca  laflayacak adam arıyor,kendisiyle vedalaşıp  yoluma devam ediyorum,

Kamuran gazi köyü,


Kamuran gazi köyü  ismini  bu  türbeden almış  ,burada yatan  zatı muhterem  Ertuğrul gazinin silah arkadaşıymış,  ALLAH rahmet eylesin,

İşte geldim  metris tepe  şehitliğine,bakalım içeride neler var,


Şehitlik anıtı,

Anıtın önden görünüşü,burada eski şavaş zamanından kalan toplar var,



Buradan  düşmanlara  birde  ben  top  atışı  yapayım,tam  isabet  vurdum onları,

1.İnönü şavaşına katılan komutanların  tarihi bilgileri ve resimleri


Şuna bakın  burada ne var?

İşte tamamını da fotoğrafladım ,ne  kadar  güzel  görünüyor,

Metris tepeden ayrılıyor ve  bilecik söğüte doğru sürüyorum motorumu,




Bahar gelmiş  Eskişehir civarına, çiçekler açmış, mis gibi bir hava, gez geze bildiğince,
















Tamda  şu günlerde  TRT1  ekranlarında  DİRİLİŞ ERTUĞRUL  dizisinin izlenme  rekorunun kırıldığı  bu  günlerde  söğüte  gelipte  ERTUĞRUL  GAZİ’yi ziyaret etmeden olmazdı,türbenin  çevresinde kimler yokki ,halime hatun (eşi),  oğlu savcı bey,konur alp, Turgut alp,  abdurrahman gazi, gündüz bey, ve daha niceleri, hepsinide rahmetle anıyoruz,


 



Yemek sonrası çay olmazsa olmazım,keşke hayat hep böyle olsa,hiç sıkıntı olmasa ,ama hayatta  herşey var,gülmekte  var  ağlamakta,diyorum ya  HAYAT GEZİNCE GÜZEL…



Bilecik ‘in  inhisar ilçesine doğru gidiyorum,sakarya nehrine  sakarya vadisine,



Bu sene kar azyağdı  dereler biraz nazlı  akıyor,olanına şükür etmeklazım,ya hiç olmasa?




Sakarya nehrine geldim,bakmayın öyle durduğuma  ter ensemden aşağıya iniyor,



 Bu  önümden giden  arkadaş,kafada kask yok, korumalık hiçbir şey yok,sizin anlayacağınız  allaha  emanet gidiyor,halbuki tedbiri biz alalım  takdiri  allaha bırakalım,


Şu  çıktığım  yolları  bir görseniz acayip keskin viraj ve dik rampalarla dolu bir yol,


Zirveden  kuş bakışı bir  bakış atıyorum etrafa, güzel manzara,



Burada  güzel  özenilerek  yapılmış bir  çeşmeyle  karşılaşıyorum, kimler yaptırdıysa ellerine sağlık,




Akan derelerin  su sesi kulağa hoş geliyor, insanı dinlendiriyor







Kuzular  doğmuş  analarını emmekle meşguller, bunlarda  ikizler galiba, bi biri emiyor ,bi diğeri emiyor,izlemesi bile keyif verici,

Gezi bitti,2016 yılının bu  ilk gezisi kazasız ve sıkıntısız  bir  şekilde bitiriyorum, tüm  dostlara  selam olsun, her şey gönlünüzce  olsun, tüm dostlara kazasız sürüşler diliyorum,saygılar…

10
Aksesuarlar / MOTORUMA DEPO ÜSTÜ ÇANTA YAPTIM
« : 26 Aralık 2015 18:51:19 »
Motosiklet depo üstü çanta yapımı :
selam arkadaşlar,uzun zamandır almayı düşündüğüm ve bir türlü paraya kıyıpta alamadığım depo üstü çantayı, kendim yapmaya karar verdim, belki benim gibi  böyle bir çantaya ihtiyacı olan arkadaşlarımız içinfikir verir diye  sizlerle paylaşmak istedim,işte resimler
 
10 tl ye aldığım küçük çok amaçlı spor çanta, tek tarafı  yapışkanlı yalıtım  malzemesi  ,aynı zamanda bu malzemenin aliminyum  folyo kaplamalı olanıda var,daha çok  kalorifer peteklerinin arkasında yalıtım için kullanılıyor , bir de   ben ,50 kuruş para  büyüklüğünde  6 adet  mıknatıs kullandım (mıknatıslar  güçlü olmalı) , bir  tükenmez kalem ve bir makas malzemeler bunlar,spor çanta  10 tl, yalıtım malzemesinin  metresi 10tl, ve 6 adet mıknatıs da 12 tl  hepsi bukadar
 
Peki nasıl yapıyoruz? , önce  çantanın içerisini tıka basa  ne  bulursak  dolduruyoruz, çanta  dolu  halde iken ,  yalıtım malzemesinin üzerinde sağa  sola  yatırarak  çantanın  kalıbını  çıkartıyoruz, çıkarttığımız kalıp  biraz  büyük olacaktır, sonra çantaya yerleştirdiğimiz zaman  makasla fazlalıklarını keseceğiz,



Mıknatısların depoya gelecek taraflarını ince  şamrel lastik te olur ,ama ben  elimde  bulunan lifli çadır bezinden kullanarak resimdeki gibi mıknatısın  tek tarafına  yapıştırdım,bu işlemi  motorun deposunu çizmesin diye  yaptım

 Önce  Yalıtım malzemesinde, Mıknatısları  yapıştıracağım  yerin katmanını ayırıyorum ve  mıknatısları  yerlerine  yapıştırıyorum, diğer yerlerin katmanını çantanın içerisine  yerleştirdikten  sonra  tek tek ayırıp sonrada çantanın iç kısımlarına yapıştığını  göreceksiniz,

Yalıtım  malzemesinden yaptığımız kalıbımızı çantamızın içerisine yerleştirdim, şimdi sıra denemeye geldi,

Yapmış olduğumuz çantayı ilk olarak  buz dolabının kapağında deniyorum  ve  yapıştı,





Çantanın  alt kısımlarınada  resimde  gördüğünüz gibi pantolon kemer  köprüsü gibi parçalar monte ettim,  buralardan  gerekirse  lastiklerlede  motora bağlaya biliriz  ve  sırt çantası  gibide kullana biliriz


Ve  bitti ,motorun  üzerinde de denedim, harika oldu,

Peki  neden  yalıtım  malzemesini kullandım?  bir kere   yalıtım malzemesi esnek ,   bildiğiniz gibi  motorların depoları  düz değil  ,kimisinin deposu  uzun,  kimisi  düze  yakın,  kimisi   oval  sizin anlayacağınız  çeşit  çeşit , esnek olması  bu yüzden  önemli,  her çeşit depoya oluyor, dışarıdaki sıcak ve  soğuk havadan kısmen   koruyucu ve  çantayı kalıplı ve şişkin gösteriyor, inşallah  önümüz yaz ,nasipse  yaza kullanacağım,  32 tl ye  yapmış olduğumuz depo üstü çantamız kazasız  günlerde kullanmak  dileğiyle,   umarım faydalı olmuşumdur,  hepinize saygılar…

11
2015 sonbaharın  son   gezisi
Selam olsun ! tüm motor severlere ,bu gün 29.11.2015 Pazar,  belki bu senenin  son gezisi bu,kış içanadolu da  yavaş yavaş  kendini göstermeye başladı,  ara ara yağmur yağıyor bu gün ,inşallah ıslanmadan  dönerim eve , havalar iyice soğumadan  bir  gezi daha yapayım diye  düştüm yollara

İşte gezmeyi planladığım  gezi  rotam,

Şehir çıkışından bir resim,

Hava iyi  çok fazla soğukta yok,inşallah  güzel bir gezi olacak,





Buraya gelene kadar  biraz  tarla  yollarına  girdim  toprak zemin olduğundan motorun hertarafı oynuyor,düşmeden geldimya  çok  şükür,

Porsuk çayı kenarından  geze geze  gideceğim  bu  gün,


Demir köprüdeki  işçilik güzel  ,adamlar emek vermiş  nakış gibi işlemişler,
 




Bu  bölgesel  tren ,benim  memleketime gidiyor, Kütahya ya selamlar…




Burası  sel  önleme  göleti,çok  yağmurlar  yağdığı zaman,derenin  devamındaki ekili araziler  zarar  görmesin diye  yapılmış  bu  gölet, balık ta   var  galiba  balıkçılar  balık tutuyorlar  RAST GELE…

 
Ormanın  içlerine  doğru  ilerliyorum, havada  ara ara  yağıyor,
 


Bu zamanda  derelerde  su  akıyorsa  buralarda , demek ki  geçen  kış  iyi yağış  almış  buralar,


 Kayadaki  katmana bakıyorumda , kat  kat  çizgilerle dolu, aslında  buralarda  kaba (yumuşak) taşta deniliyor buralarda,
 
Asvalt yol  bitti, ormana dalıyorum buradan,




Orman yolunda ilerliyorum, yükseklerde  yollar iyi,  henüz çamur  yok,




Hiç kimseler yok,  bir  ben varım  buralarda,  iyi de  poz vermişim  hani,



Yükseklerden  İnişe  geçiyorum, ileride beni  bekleyen  sürprizden habersiz yoluma devam ediyorum,
Bu arada ileride  bir çamura saplandım inanamazsınız, ön tekerleği  çamur  sardı  ön teker  dönmüyor,arka teker  dönüyor gaz verince,  ön  tekerde  hareket yok  ben  zorladıkça  ön teker  hareketsiz  çamurun içine  doğru  kayıyor,  burada enaz  1 saat  uğraştım  motoru çıkaramadım, kaldıkmı  dağ başında  ,derken  250-300 metre  ilerideki  çamlıca  köyüne gittim  yardım istemeye, sağolsun   kendiside tcdd personeli olan , bir  arkadaş  arabasıyla  beni çekerek   çıkardı  çamurdan,kendisine ne  kadar  teşekkür etsem  azdır
 


 Çamurdan  çıktıktan  hemen  sonra  köydeki  cami  çeşmesinde   elimi  yüzümü yıkıyorum  , botlarımında  biraz  çamurunu  temizliyorum  ve  yoluma devam ediyorum,


 
Ne  çamurmuş be  ,her yere  girmiş,



Burası  eskişehirin  en  bildik mesire yerlerinden  musa  özü  göleti, burada  bir keresinde  motosiklet  festivali  yapılmıştı,

 





Gölet çevresini  güzelleştiriyorlar, burada  çadır  kamp için yerlerde  var,
 
Burada  at  yetiştirilen  yerlerde  var, maşallah  güzel  atlar,


 Ve  trafik  çevirmesiyle   son  buluyor  bu  günkü  gezim,  bu  son  resimdi,   porsuk  barajına  da gidecektim ama  yağmurdan  dolayı  oraya  gidemedim,  inşallah  bir  başka zamana,, kalın  sağlıcakla, eskiişehirden  selamlar…
resim upload

12
TÜRKMEN DAĞLARI :
Bu gün   31.10.2015  cumartesi, ormanları doğayı gezmeyi seviyorum , bu gün  Eskişehir ile kütahyayı birbirinden ayıran dağlara  türkmen dağlarına gittim, aslında nasıl gittim oralara kendi kendime  hala  şaşıyorum, o  dağlara tek başına  gidilmeyeceği  aşikar bir  şekilde gördüm, gezdiğim yerlerden  çekmiş olduğum  fotoğraflarla sizleri  baş başa bırakıyorum,
https://www.youtube.com/watch?v=FWTCPc4c1ng


İşte  benim  bu  günkü  gezi  rotam,


Önce  kahvaltımı  yapıyorum,  bu  soğuk  havada  çorbada  ne  gidiyor ama,




Bu  yola  bayılıyorum, uzun ince  bir  köy  yolu






Dakka bir  gol  bir ,motorcunun   bir  numaralı  düşmanları  köpekler, tabi  tecrübeli  olunca   ihtiyatlı  davranıyorum,  buralarda   ne  zaman   bir koyun  keçi   sürüsü  görsem  mutlaka  buralarda  çoban  köpekleri vardır fikriyle  dikkatli  oluyorum,


Bunlara  köpek  falan  denmez,  canavar  bunlar   canavar!


Kargaların  yavrusuna  saldırırsan  onlarda  sana da  saldırırlar, yırtıcı  kuşun   arkasında   onlarca  karga , nasıl  kaçtığını  bilemedi,






Beşik deresi şelalesinden   gelen dere burası,











Ormanda tırmanışa  başladım, fotoğrafını  çekemedim  ama  az  önce  tilki  fırladı  önümden,


Yukarı Kalabak  köyüne  geliyorum, buradan  tımanışa   geçiyorum


Boz kuş  yangın  gözetleme  kulesi  istikametine  doğru  yol  alıyorum,




Yüksek irtifalarda geziyorum, türkmen  dağının  zirve  noktası  haritada  deniz seviyesinden 1826m olduğunu  gösteriyor,






Yollar  tamamen  orman  yolu,  sıtabilize  toprak  yol,








Anlaşılan  kış  geliyor , ağaçların  dalları  turuncudan  sarıya rengarenk  olmuş,çok  hoş  fotolar  çekiyorum,









Tamda  hiç kimseler yok  diyordum  kendi kendime  ama , birden  ormanda çalışan  kesimcilerle  karşılaşıyorum,  arkadaşın  ismi HAKAN mış ,mersinden  gelmiş  buralara  eşiyle  beraber  çalışıyorlarmış, mersin  gibi  bir  yeri  bırakıpta  nasıl  gelmiş  buralara hayret  ediyorum  ,buralarda kış  zorlu  geçer, dondurucu  soğuklar  olur,ALLAH  yardımcıları olsun  ,hayırlı  işler  diliyorum  kendilerine  ve  yola  devam  ediyorum,








Ormanın  derinliklerinde  olmak  bu  olsa gerek,ormandaki  kesimcilere  kızıyordum  aslında  ama  onlar  olmasa  buralarda  bu  yollar  olurmuydu  acaba,




Avare  avare  dolaşıyorum, rüzgarın  ve çamların  hışıltısından  başka  hiç  ses  yok  buralarda,




[/url)

[url=http://postimage.org/]





Bu  manzaraya  bayılıyorum her  çeşit renk  var burada  hele  çamlar  uzun ,uzun maşallah,


Yağmuru  görünce  mantarlarda çıkmış , bir  anlasam  hangileri  yenir, anlamıyorum  ne  yapayım işte,







Bakmayın  öyle  artis  artis  poz  verdiğime ,  yolumu  kaybettiğimin  resmidir  bu !






Sonunda  yolumu  bulup  devam ediyorum,  eğer  doğru  yolda  isem  yolumun  üzerinde  başören  köyü  olacak








Burası    KÜTAHYANIN    BAŞÖREN KÖYÜ, yoldan  geçerken  iki  delikanlı  ile  karşılaşıyorum, soruyorum  burası  başören  köyümü  diye  ,evet  yanıtını  alınca  doğru  yolda  olduğumu  anlıyorum  ve rahatlıyorum,  gençlerden  birisi diyor,  abi  pekmez yapıyoruz  gel  sana  pekmez  ikram edelim diyorlar, davet’e icabet etmek  gerekir diye  düşünüyorum  ve  hemen  kabul  ediyorum,

 


Burada  pekmezin  yapılışını  görüyorum,  öyle  üzüm  pekmezi  falan  değil bu, bu  pekmez  başka  pekmez  şeker pancarından  yapılıyor !  işçilik  on  numara, ilk  defa  görüyorum  pekmez  yapılışını,
Çok  yerde  bilmezler  belkide  pancarın  pekmezinin olduğunu,bu  arada  resimdeki  beyin  ismi  ÖMER BEY, bir  bardak  pekmezi içtim  , kesinlikle  on  numara olmuş , sonra  bunun  birde  üzerinde  oluşan  köpüğü  yenirmiş  onun  az  çıktığını  söylüyorlar,  ondanda az biraz  yiyorum,  yanıyorum  arkadaş  yanıyorummmmmm…








Bu  pekmezi  ne  yapıyorsunuz  diye  soruyorum  hemen  ,satıyoruz  cevabını  alınca , banada  satarmısınız  diyorum ,evet  diyorlar,  kilosunu  12.5  tl ye  satıyorlar , ben  2  kilo alıyorum,  çocuklarım  yesinler  diye ,bize  afiyet  olsun !





[/url]url=http://postimage.org/][/url]


Ormanın  içerisinden  devam  ediyorum, başören  köyünden  sonra  yol  mıcır asfalt ta  dönüyor  ,biraz daha  düzgün  bir  şekilde devam ediyorum,








Dağ   köylerinden  geçince  doğal  olarak  karşılaştığım  canlılar  sadece  koyun  keçi  sürüleri  oluyor,







Burada  biraz  mola  veriyorum ,açlığımı  gidermek  için  yanımda  getirdiklerimi  yiyorum, sonra  yola  devam ediyorum,








Posuk  barajından  uzaktan  bir  görüntü,




Aha  bir   canavar  daha,  beni  bekliyor   hergele , ben  gaza bassam  arkamdan  kovalayacak,






Ne  renkler  ama ,işte  doğanın en  renkli  anlarından biri,













Meyve  zamanı,  biraz  su  ve  mandalina iyi  geliyor  bana  ,motorun  üzerinde iken  çok  su  kaybediyor  insan , takviye  yapmak gerekiyor  haliyle,

Bu mevsimde  tırtıl  nasılda  yiyor  yabani  naneyi,  renklere  bak  maşallah,
 












Bu resmede  bayıldım  doğrusu,  ALLAH nelere  kadir,  renklerin dansı  var  burada,


Kızıl inler  köyünün  meşhur  bal  kabağı, Eskişehir  ve  Kütahya da  bal  kabağı  bu  köyden  sorulur, her  yerde  kabak  var  buralarda,

 


Artık  eve  dönüyorum,  hava  iyiden  iyiye  soğudu, üşümeye  başladım,

 




Bu  meyvenin  ne  olduğunu  bileniniz var mı  acaba  ,buralarda  kudret  narı  diyorlar,  yiyenide  hiç  görmedim ama  bir hastalığa iyi geliyormuş  diye  duymuştum ama ,ne  olduğunu  bilmiyorum,
Bu  günlük  bu kadar  ,bu  gezimi inceleyen  tüm  motorcu  dostlarıma  eskişehirden  selamlar  ve  saygılar…

resim yuklemek

13
                                                       ÇATACIK  ORMANI  GEZİSİ
04.10.2015 Ekim ayı   ilk bahar,  yaz , derken  son bahar  geldi ,uzun  zamandır  bir  gezi yapamamıştım, günler akıp gidi vermişti, dünyanın işi bitmiyor işte  ,neyse  gelelim  konumuza
Sabah  10:30  da çıktım yola  gideceğim yer 90 km  uzaklıkta bulunan  çatacık  orman mesire yeri,
Burada bulunan   ve yetiştilen  geyikleri görmekti amacım  ve  tabiki  doğayla iç içe  biraz vakit geçirmekti,ve  düştüm  yollara işte  çektiğim resimler,



Çiftçiler  hasadını  kaldırıyor artık, gözlemlediğim  kadarıyla  şeker  pancarı, ay çiçekleri  ve mısır  hasadı başlamıştı ,








 Yakışıklı motor  vesselam,









Hızlı treni   yakalamakta  zor  oldu  hani, ben  fotoğraf makinasını   hazırlayasıya  kaçacak sandım  ama  neyse ki  fotoyu  yakaladım,


Buda  sabah  kahvaltım ! kimisi  sevmez çorba içmeyi, ama benim  soğuk  havalardaki  favorimdir


Buradan  sonra 24 km kalmış , daha  önce  hiç gitmedim buraya ama çok  uzun  çam  ağaçları  olduğunu  duymuştum,


Buradan  itibaren  orman  başladı , çam    kokusu  geliyorrrr




Maşallah ne  büyümüş ama, kim bilir  kaç  yaşında, burada  anıt  ağaçlar  varmış,


 Birazdan  o   yangın  gözetleme  kulesine  gideceğim,






Bende  yörük  olduğum  içinmidir  nedir  bilmiyorum  ama   çok  seviyorum  ormanı  ve  keçileri,





Çam   ağaçları  arasında  rastlıyorum  bu  çeşmeye , ŞEHİT OLMUŞ  ÖZEL  HAREKET  POLİSİNİN  adına  yaptırılmış  bu çeşme, ALLAH rahmet  eylesin! Saygıyla  anıyorum  kendisini,




Ben  çok  ormanda  gezdim  ama  böylesine  ilk  defa  rastlıyorum  , inanılmaz  uzunlukta   ve  hepsi de  kalem  gibi  maşallah, benim  boyum  1.80  ağaçların  uzunluğunu   varın siz  hesap edin,







Ormancılar  kesmişler  ağaçları,   ormandaki  sessizliği  bozuyor  testere sesleri,





İşte  bir  emektar  MZ 301 ,    iki  zamanlı canavar  gibi  bir  motor,




Burada  tel  örgülerin  arkasında   görebilmeyi  umduğum  geyikleri   çok  bekliyorum , uzaktan da  olsa  görüyorum  ama  bir türlü foto  yakalayamıyorum,  çünkü  çok  hızlılar ve ormanın  derinliklerinde  kaybolup gittiler,




 Geyikleri  beklerken  başlıyorum  sağı  solu  çekmeye, çok  bekledim  geyikleri  ama  gelmediler,
Umudumu  bir başka zamana  bırakıyorum,   bir  bahanem olur  ve  yine gelirim  umuduyla  ayrılıyorum  buradan,











Ormanın  içinden  geçen  köy  yolları, oldukça  düzgün,







Yangın  gözetleme  kulesine  gidiyorum,



İşte  bir  anıt  ağaç,  kim  bilir  kaç  yaşında,




HARUN  kardeşimin  köpekleri etrafımda  dönüp  durdular,






HARUN kardeşimi  burada  tanıdım   kendisi  geçici  orman  işçisi, babası  çalışıyormuş  önceden  burada,babası  emekli  olunca   HARUN  başlamış burada işe, biraz  bilgi alıyorum  kendisinden,,    rakım  1739 m  ASARTEPE  yangın  gözetleme kulesi diyor  buraya, buralarda   başlıca  yaban  hayvanları olarak   AYI,DOMUZ, KURT,TİLKİ ,YIRTICI KUŞLAR,YILANLAR VS. gibi hayvanların  yaşadığını  duyuyorum,herşeyden  önemlisi  manzara  çok  süper  burada,


Gözünün  ala bildiğine  orman  buralar,  iyiki  gelmişim buralara,




HARUN   kardeşim  çok  misafir perver  doğrusu, tam  bir  Anadolu  delikanlısı,  işte  bu  kulenin  en  tepesine  çıktım , dürbünle  etrafı  gözetledim , peki HARUN kardeşim  tam olarak  ne  iş  yapıyorsun  burada ?  diyor ki  ,  etrafta  bir duman  görürsem  haber  veriyorum ormanda  bulunan ve  belli  noktalarda bekleyen  yangın  söndürme  ekibine,  onlarda  gidip  bakıp  kontrol  ediyorlar,burada  6 ay  bekliyorlarmış, sonrasında  köylerine gidiyorlarmış, HARUN  kardeşimle  helalleşip ayrılıyorum  buradan, arkamdan  yine  gel  diyor, saygılar  HARUN kardeşime…




Tamamen  doğal  bir  tavuk  kümesi,  sadece    kapı  yapmışlar,




Kesimci  Hüseyin amca ,


 HÜSEYİN amca  burada  daha  önceleri  daha  büyük  çam  ağaçları  olduğunu  söylüyor,ben  birkeresinde  130  kuturunda  çam  kestim  diyor, bu  130  kutur,  galiba  130  cm  oluyor,


KATİLLLLL….


Ormandaki   kesim işlerinde  çalışan  köylülerle  karşılaşıyorum, bizimde  resmimizi çek  diyorlar, bende  çekiyorum,






Ne  ağaçlar var be , şekilden  şekil’e  girmişler,





Çok yere  koymuşlar bu  kuş  yuvalarından,




 Ne  manzara  ama  değil mi ? uzayıp  giden  kızıl  çam  ormanları,  sündiken  sıra dağları  burası,



Dönüş  yolundayım  artık,  nasıl  yakışıklı  değil mi   motorum ?



Sabah  geliyordum  ama  şimdi  dönüyorum eskişehire,


Yolun  kenarına atmışlar  bu  şişeleri,  acaba  araç falanmı  devrilmiş  burada,


 Bu  son resim ,artık  Eskişehir deyim,,  beni sabırla izlediğiniz  için  teşekkür ederim, bir  dahaki  gezide  görüşmek  üzere  saygılar…


resim upload servisleri

14
Forum Kuralları / kurban bayramı
« : 23 Eylül 2015 23:04:29 »
Kurban Bayramı  siz değerli  forum üyelerine ve ailelerine kutlu olsun, kazasız  ve güzel bir bayram geçmesi dileğiyle  hepinize saygılar  ve selamlar.  :a085:

15
SELAM OLSUN BÜTÜN DOSTLARA  !   21.07.2015 tarihinde evin   garajında   motoruma orta  sehpa yapmaya  koyulmuştum,  arkadaşım   MUHAMMER  ‘İN  telefonla  abi  ne yapıyorsun  demesiyle  ve  yanıma  gelmesiyle  bu gezi  çıktı ortaya, başta  Cuma sabahı  başlayıp  ve  cumartesi  akşamı dönecektik  eskişehire, sonradan   abi istersen  Perşembe  günü  gidelim demesiyle çıktık  yola  , isrikametimiz   BALIKESİR-ERDEK, bu  gezide  yeni  motorumun  uzun  yol  performansını da  denemiş  olacaktım,  +  ve  -  lerini görecektim, plan hazırdı  Perşembe sabahı  erkenden çıkacaktık yola, erdekte  çadır kamp  alanında kalacaktık  ,23.07.2015 sabah  saat 05:30 evden ayrıldım  ve  şehrin  batısında  bulunan  opet  petrolde 06:00  da  buluşacaktık, işte resimler






Muhammer  kardeşimin  motoru  cbr 250, ikiside 250  cc  motor, ve buluşma gerçekleşti  işte  şimdi  yollardayız,



Bilecik’in  Bozüyük ilçesini  geçtikten  sonra  ilk  zorunlu  molamızı  verdik  ,sabah  çok  serindi    ÜŞÜDÜKKKKK,

İnegölde de  sabah  kahvaltını  yapıyoruz , çorba içiyoruz içimiz ısınsın  diye,



Bursa’ya  geldik,  çevre yolu  sapağını  kaçırınca  şehrin içerisinden  geçtik,








İhtiyaç molası için petrolde   biraz oyalanıyoruz,  ve  birazda  dinleniyoruz,sonrası  yola  devam,





Yollar  çok  iyi  durumda,  çok  rahat  yolculuk  yapıyoruz,  sürüş  keyfi  10  numara,





Deniz  göründü   , Ekincik  koyuna  geldik,  erdek’e  yaklaştık





Erdek’in  ocaklar  beldesine  geldik ,ve  Selçuk  kamping te kalacağız, hava  biraz  rüzgarlı,



Buraya  2008  yılında  da  ailemle  gelmiştim  hiç  değişmemiş , her  şey  aynı  yerli  yerinde  duruyor,








Burası  güzel , Muhammer  kardeşim  burayı çok  seviyor,  kayaların  üzerinde  biraz  rüzgar  alıyoruz,





Dedimya  hava  burada  biraz  esiyor  denizde  dalgada var,


 Ne  keyif ama, değilmi ? insanın  anlaşa bileceği  birisiyle  gezmesi ne  güzel  bir şey,  anlaşamazsan   sıkıntı  olurdu  herhalde,



Sahil  güzel,  ama bazı yerlerde  yosunlar  vardı


Bunlarda  insanlarımızın  geride  bıraktıklar,   kendisine  saygısı  olmayanın  başkalarına  saygısı  olamaz !




Akşam  olunca  sahil  köpeklere  kalmış, it  dalaşı,




Ocakların  güzel  camisi  var, ocaklarda  çevre  temizliği  iyi  durumda




 Balık  ekmek  6  tl, iyi  fiyat  bence ,aynı  zamanda  lezzetliydi de ,  adam  malzemeden  çalmıyor, helal olsun,





 Ocaklarda  gece  gezmeleri, hediyelik  eşya  sıtantları  açılmış, incik  boncuk  ne olacak işte,







Ertesi  gün, yorgun  olduğum  için  gece iyi  uyumuşum,bu  gün  erdeği  gezmeye  gideceğiz , ocaklar  ile   erdek  arası  5 km re,







İyiki  gelmişiz  buraya, deniz  güzel , manzara  şahane,  EEEEE   - HAYAT  GEZİNCE  GÜZEL-







Sanki  hep şehir içi var  burada, birazda  dağlara  çıkalım dedik , yüksek irtifa  iyi geldi  bize, oksijen
Zehirlenmesi   yaşayabiliriz  burada,  buralar  serin, harika  bir yer  burası  ,





Buralara  gelen  dağları  görmeden  giderse  çok  şey  kaybeder, sanki  karadenizdeyim  10  numara !




 



Burası  turan  köy, muhammer  kardeşimde,  bende  çok  beğeniyoruz  burayı, denizi  ve  kumsalı  , erdekten  ve  ocaklardan  çok   güzel, denizinde  yosunda  yok, kamp yeri  beleş , daha  ne  olsun!

 








Bol virajlı yollar  var  burada, acayip  zevkli sürüş  keyfi  var,

















Burasıda  doğanlar   köyü , burasıda  aynı  turan  köy  gibi  çok  güzel  bir yer




 

  Ne  manzara  ama  değil mi? Buranın  güzelliği  anlatılmaz  yaşanır,





Bende  diyordum  o kadar  rüzgar var  ,  neden  hiç  rüzgar  enerjisi yok  diyordum, ama  yanılmışım,




Akşam yameği  için  erdeke  gidiyoruz   ve  akşam  gezmesi   için,





Burada’ki  balıkçılar  ağlarını tamir ediyorlar,




Yahu  martılar  beyaz  olmazmıydı ? yakın  çekim  martı  fotosu,




 Amatör  balıkçılarda  var  burada, istavrit  balığı  yakalıyorlar,



Çocuktaki  iki  teker  sevdasına bak , cantın  üzerinde  piniyor  bisiklete,





İşte  motorun  kralı , 95  model  750cc bir  polis motoru,  şavt lı  bir motor  bu,  soruyorum  polis  memuruna  yeni  motor  vermiyorlarmı  size,  verdiler  diyor  iki  tane  oda  bize  düşmedi  cevabını  alıyorum,





Adam  köpeğini  iyi  eğitmiş, atıyor  denize  pet  su   şişesini  köpekte  hiç  tereddütsüz atlıyor  suya    getiriyor  su  şişesini,





 Ne  muhteşem  bir  ağaç  değilmi ?19 metre  boyu  varmış




 Ağacın  gövdesine  bak  ,  birde bana bak,  gerçekten  o  yaşlı  çınar  ağaçlarına  benziyor,


 



Millet   boşuna  burada  gün  batımının  resmini  çekmiyormuş,  bu  güne  kadar  çektiğim  en güzel  gün  batımı  resmi,



Hayatımda  bu  şekilde ilk defa  kumpir  yedim ,ama  güzeldi,




Erdek  gezisi  bitti,  artık  dönüş  yolu  göründü,





Bursaya  geldik  ,  ulu  camiyi  ziyaret  ediyoruz, MAŞALLAH  ÇOK GÜZEL  BİR  CAMİ !







Zamanında  padişahlar  burada kılarlarmış  namazlarını,




Kabe nin   muteşem  kapı  örtüsü, çok  beğendim









 Bu günkü  kahvaltımızı  bursada  yapıyoruz




Yolculuğumuz  boyunca  ,hiç  polisle  karşılaşmamıştık, bursada  çevirmeye  takıldık







Buda  zorunlu  uyku  açma  molası




Derede yüzen  ördeklerin yumurta ları,





 Bu  son  resimdi,  her  şeyden  önemlisi  çok  şükür kazasız  belasız  evimize  dönmüş olmamızdı, motorumu  denedim3.5 litre  benzin  yakıyor 100 km re de, titreşim  yoktu  , sürüşü  rahat  bir motor  inazuma, her kese  tavsiye  ederim, bu  gezide  benimle  geziye  katılan  MUHAMMER   kardeşime   , teşekkür ediyorum, inşallah  başka  gezilerde  yaparız  nasip  olursa, ESKİŞEHİRDEN    Selam olsun  tüm  motorcu  kardeşlerime, saygılar…

Sayfa: [1] 2 3